Siz benim rüyalarımı bilir miydiniz? Bence bilmemelisiniz. Arkadaş muhabbetlerinden küçüklük anılarından kalma ne kadar fantezik ne kadar şizofren durum varsa bilinçaltım sayesinde ortaya fışkırıyorlar. Lan şimdi buraya yazsam mı acaba? Hangi bünye kaldırabilir benim o saçma sapan sapıksı rüyalarımı? Neyse boşverelim yi akşamlar.
Merhababenküçüknotçuk: yakında 500. tıklanmaya ulaşacağım için mutluluk fışkırıyorum! ehe ehe ^^
Yıllar boyu hep bir blog açmak istemiştim, açtım ve pek de bir değişiklik olmadı. Sadece kendimi biraz daha rahat hissediyorum o kadar...
Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
22 Aralık 2012 Cumartesi
Dedim ki bir çılgınlık yapıp bloguma yazayım. Negzel olmuş değil mi? Ben de öyle düşünmüştüm. Aslında ne yazacağımı ben de bilmiyorum. İçimi dökecek olsam neyimi dökeceğim? Aklıma bir iki şey geliyor, hayırlısı efenim.
Kar kış kıyametin ortasında Perşembe günü The Hobbit'e gittik Lona ve Patch ile. Ay lakaplarını yediklerim. Her neyse işte, biz o muhteşem ötesi aklımızla bir de Beylicium'a gittik. O konforlu koltuklara kim hayır diyebilir? Herkes ama biz hariç. Bir baktık sadece biz varız, ayaklarımızı uzattık, yetmedi ikili koltuklarda yattık. Aslında hoş geçti zamanımız. Benimo'ya fazladan verdiğim 1 liracık nedense içime oturdu. Bu tip durumlar eşliğinde ara sıra korsan sinemacılık yaparak filmimizi izledik.
Filme gelecek olursak... İlk ne kadar sakin geçtiyse ikinci yarı o kadar güzel,mükemmel,hoş ötesi geçti. Bilbo Baggins'e aşık olduk falan. Filmin sonunda adamın Sherlock'taki Watson olduğunu fark edince öyle bir mutlu oldum ki.. ADAM WATSON LAN! Cınım binim.
Bir de bundan önceki hafta Starcity adlı outlet merkezine gittim. Gitmez olaydım. Bu dünyadaki en gür en seksi ses tonuna sahip olan SİNAN AKÇIL BEYEFENDİ oraya teşrif ettiler. Çok mesut olduk annemle, kulaklarımızın pası silindi falan. Alışverişimizi de romantik dakikalar eşliğinde geçirdik.
Böyle de güzel günler geçirdik işte. Saygılar efenim.
Kar kış kıyametin ortasında Perşembe günü The Hobbit'e gittik Lona ve Patch ile. Ay lakaplarını yediklerim. Her neyse işte, biz o muhteşem ötesi aklımızla bir de Beylicium'a gittik. O konforlu koltuklara kim hayır diyebilir? Herkes ama biz hariç. Bir baktık sadece biz varız, ayaklarımızı uzattık, yetmedi ikili koltuklarda yattık. Aslında hoş geçti zamanımız. Benimo'ya fazladan verdiğim 1 liracık nedense içime oturdu. Bu tip durumlar eşliğinde ara sıra korsan sinemacılık yaparak filmimizi izledik.
Filme gelecek olursak... İlk ne kadar sakin geçtiyse ikinci yarı o kadar güzel,mükemmel,hoş ötesi geçti. Bilbo Baggins'e aşık olduk falan. Filmin sonunda adamın Sherlock'taki Watson olduğunu fark edince öyle bir mutlu oldum ki.. ADAM WATSON LAN! Cınım binim.
Bir de bundan önceki hafta Starcity adlı outlet merkezine gittim. Gitmez olaydım. Bu dünyadaki en gür en seksi ses tonuna sahip olan SİNAN AKÇIL BEYEFENDİ oraya teşrif ettiler. Çok mesut olduk annemle, kulaklarımızın pası silindi falan. Alışverişimizi de romantik dakikalar eşliğinde geçirdik.
Böyle de güzel günler geçirdik işte. Saygılar efenim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)